Hz. Peygamber'in Hayatı ve Gazveleri

Açıklama
Yazar
Yorumlar
Satış
Açıklama

Tâbiîn döneminin önemli siyer ve hadis bilgilerinden ve “Hz. Peygamber’in Hayatı ve Gazveleri” adlı bu kitabın yazarı Muhammed b. İshâk [İbn İshâk] (151/768), meğâzî ve siyer alanında imam kabul edilir. Hocası ez-Zührî, Resûlullah’ın (s.a.v.) hayatıyla ilgili rivayetleri toplayan İbn İshâk hakkında, “Meğâzîilmini öğrenmek isteyen İbn İshâk’a müracaat etsin.” derdi. İmam Şâfiî de “Meğâzîde derinleşmek isteyen kimse İbn İshâk’a muhtaçtır.” der.

İbn İshâk’ın elinizdeki “Hz. Peygamber’in Hayatı ve Gazveleri” adlı kitabı, Peygamber Efendimiz’in hayatı hakkında günümüze ulaşabilmiş en eski metinlerden biri olması sebebiyle çok önemlidir. Abbasîlerin ikinci halifesi Ebû Cafer Mansur’un talebi üzerine kaleme aldığı bu kitap, Hz.Peygamber’in hayatı hakkında sonraki dönemlerde kaleme alınan bütün kitapların temel kaynaklarından biri olmuştur. Bu sebeple, Hz. Peygamberin hayatı hakkından bilgimizin temelini oluşturan “Hz. Peygamber’in Hayatı ve Gazveleri”, bir anlamda peygamber algımızın oluşmasında etkili olmuştur.

Yazar

Muhammed İbn İshâk

<p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">Siyer, hadis ve neseb bilgini olan Eb&ucirc; Abdullah Muhammed b. İsh&acirc;k b. Yes&acirc;r b. Hıy&acirc;r el-Muttalib&icirc; el-Kureş&icirc; el-Meden&icirc; [<strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>], 80/699 yılında Medine&rsquo;de doğdu.&nbsp;<strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>&rsquo;ın babası İsh&acirc;k, amcaları M&ucirc;s&acirc; ve Abdurrahman ile kardeşleri &Ouml;mer ve Eb&ucirc; Bekr de&nbsp;<strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>&nbsp;gibi ilimle, bilhassa hadis rivayetiyle uğraşan kimselerdi.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;"><strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>&nbsp;eğitimini, başta babası ve amcaları olmak &uuml;zere bir&ccedil;ok şahsiyetten hadis, siyer-meğ&acirc;z&icirc;, şiir, eyy&acirc;m&uuml;&rsquo;l-Arab ve ens&acirc;b bilgileri alarak tamamladı. &Ccedil;oğu Sah&acirc;be &ccedil;ocuğu olmak &uuml;zere 100 kadar Medineli r&acirc;viden hadis aldığı s&ouml;ylenir. İbn İsh&acirc;k&rsquo;a ders veren Medine&rsquo;nin meşhur &acirc;limleri arasında &Acirc;sım b. &Ouml;mer b. Kat&acirc;de, K&acirc;sım b. Muhammed b. Eb&ucirc; Bekr, Yez&icirc;d b. R&ucirc;m&acirc;n, Muhammed b. İbrahim et-Teym&icirc;, Eb&acirc;n b. Osman b. Aff&acirc;n, Muhammed el-B&acirc;kır, Eb&ucirc; Seleme b. Abdurrahman b. Avf, Abdullah b. &Ouml;mer&rsquo;in mevl&acirc;sı N&acirc;f&icirc;, At&acirc; b. Yes&acirc;r, Abdurrahman b. Esved, S&acirc;lim b. Abdullah b. &Ouml;mer ve İbn Şih&acirc;b ez-Z&uuml;hr&icirc; bulunmaktadır. Kendisinin bazı sah&acirc;b&icirc;lere yetiştiği, bu arada Enes b. M&acirc;lik&rsquo;i (&ouml;. 93/711-12) g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ve Sa&lsquo;&icirc;d b. M&uuml;seyyeb&rsquo;e de bir s&uuml;re &ouml;ğrencilik yaptığı bilinmektedir. Şi&icirc;liğe temay&uuml;l etmesi sebebiyle 118 (733) veya 119 (737) yılında İskenderiye&rsquo;ye gitmek zorunda kaldığı ifade edilir. Orada da hadis rivayetiyle meşgul oldu ve bazı hadis şeyhlerinden hadis aldı. Daha sonra doğrudan veya Medine&rsquo;ye d&ouml;nd&uuml;kten sonra Irak&rsquo;a ge&ccedil;ti.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">Her &acirc;lim hakkında olduğu gibi&nbsp;<strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>&nbsp;aleyhinde de konuşanlar olmuştur. Bunların başında Medine&rsquo;nin iki meşhur hadis &acirc;limi Hiş&acirc;m b. Urve ile M&acirc;lik b. Enes geliyordu. Aslında M&acirc;lik b. Enes onu hadis rivayeti dolayısıyla değil, Hz. Peygamber&rsquo;in (s) Hayber, Kurayza, Nad&icirc;r gibi gazvelerine dair bilgileri Yahudi asıllı M&uuml;sl&uuml;manlardan alması sebebiyle eleştiriyordu. Hiş&acirc;m b. Urve de İbn İsh&acirc;k&rsquo;ın eşinden hadis rivayet etmesinin doğru olmadığını ileri s&uuml;rm&uuml;ş ve onu yalancılıkla su&ccedil;lamıştır.&nbsp;<strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>&nbsp;ise kendi aleyhinde konuşmasına rağmen kitabına ondan bir&ccedil;ok rivayet almıştır.&nbsp;<strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>, &ccedil;eşitli tenkit ve ithamlara m&acirc;ruz kalmış olmakla birlikte, başta Buh&acirc;r&icirc; olmak &uuml;zere M&uuml;slim, Eb&ucirc; D&acirc;v&ucirc;d, Tirmiz&icirc;, Nes&acirc;&icirc;, İbn M&acirc;ce ve Ahmed b. Hanbel gibi muhaddisler ondan hadis rivayet etmekte bir beis g&ouml;rmemişlerdir.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">Hadis ve siyer-meğ&acirc;z&icirc; alanlarında&nbsp;<strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>&rsquo;ın &uuml;stadı olan İbn Şih&acirc;b ez-Z&uuml;hr&icirc;, &ldquo;Meğ&acirc;z&icirc; ilmini &ouml;ğrenmek isteyen İbn İsh&acirc;k&rsquo;a m&uuml;racaat etsin.&rdquo; derdi. ez-Z&uuml;hr&icirc; ve S&uuml;fy&acirc;n b. Uyeyne, &ldquo; İbn İsh&acirc;k yaşadığı m&uuml;ddet&ccedil;e Medine&rsquo;de ilim yok olmaz.&rdquo;; İmam Şafi&icirc; de &ldquo;Meğ&acirc;z&icirc;de derinleşmek isteyen kimse Muhammed b. İsh&acirc;k&rsquo;a muhta&ccedil;tır.&rdquo; diyerek kendisini &ouml;vm&uuml;şlerdir. İbn Sa&lsquo;d ise ilk defa meğ&acirc;z&icirc;yi bir araya toplayan ve bu alanda bir kitap yazan kişinin&nbsp;<strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>&nbsp;olduğunu belirtmiştir. Siyer alanında&nbsp;<strong style="color: rgb(37, 37, 37);">İbn İsh&acirc;k</strong>&rsquo;ı en b&uuml;y&uuml;k &acirc;lim kabul eden ez- Z&uuml;hr&icirc;, zaman zaman meğ&acirc;z&icirc; ile ilgili konularda kendisine bir şeyler sorduğu gibi, onun &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra &ouml;ğrencileri de herhangi bir hadis hakkında ş&uuml;pheye d&uuml;şt&uuml;kleri zaman İbn İsh&acirc;k&rsquo;a başvururlardı.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">Abb&acirc;s&icirc;lerin iktidarı ele ge&ccedil;irmesinden sonra Medine&rsquo;den ayrılarak Halife Eb&ucirc; Ca&lsquo;fer el- Mans&ucirc;r&rsquo;un kardeşi el- Cez&icirc;re Valisi Abb&acirc;s b. Muhammed&rsquo;in yanına gitti (142/759-60) ve orada beş yıl kadar hadis rivayetiyle meşgul oldu. Ardından K&ucirc;fe&rsquo;ye, oradan da H&icirc;re&rsquo;ye ge&ccedil;ti. K&ucirc;fe&rsquo;de iken aralarında Eb&ucirc; Y&ucirc;suf&rsquo;un da bulunduğu bir&ccedil;ok kişi ondan meğ&acirc;z&icirc; dersleri aldı. Halife Mans&ucirc;r&rsquo;un yanına vardığında kendisini Abb&acirc;s&icirc;lerin iktidara gelmesinden &ouml;nce tanıyan Mans&ucirc;r, onu oğlu Muhammed&rsquo;e hoca tayin etti ve ayrıca onun i&ccedil;in başlangı&ccedil;tan o g&uuml;ne kadar gelen bir tarih kitabı yazmasını istedi. İbn İsh&acirc;k, daha &ouml;nce Medine&rsquo;de topladığı zengin malzemeye dayanarak istenen kitabı yazdı ve halifeye sundu; ancak daha sonra onu &ccedil;ok geniş bulan halifenin isteği &uuml;zerine &ouml;zetlemek zorunda kaldı. Saray k&uuml;t&uuml;phanesine konulan ilk yazdığı n&uuml;sha r&acirc;vi Seleme b. Fazl&rsquo;ın eline ge&ccedil;miş ve onun aracılığıyla nakledilmiştir.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">İbn&uuml;&rsquo;n-Ned&icirc;m ve Y&acirc;k&ucirc;t el-Hamev&icirc; İbn İsh&acirc;k&rsquo;ın Kit&acirc;b&uuml;&rsquo;l-Hulef&acirc; adlı bir eserinin daha mevcut olduğunu s&ouml;ylerler.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">Mehd&icirc; ile Horasan ve Rey&rsquo;e giden İbn İsh&acirc;k buralarda da hadis rivayetini s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. 146 (763) yılında Bağdat&rsquo;ın kurulması &uuml;zerine halifenin maiyetinde yer alması sebebiyle oraya yerleşti, vefatına kadar yine hadis rivayetiyle meşgul olup es-S&icirc;re&rsquo;sini okuttu. 151 (768) yılında burada &ouml;ld&uuml;.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">Yaşadığı d&ouml;nemde &ldquo;em&icirc;r&uuml;&rsquo;l-m&uuml;&rsquo;min&icirc;n&rdquo; unvanıyla anılan muhaddislerden olan İbn İsh&acirc;k&rsquo;tan pek &ccedil;ok kişi hadis ve meğ&acirc;z&icirc; rivayet etmiştir. Mut&acirc; et-Tar&acirc;b&icirc;ş&icirc;, bunların sayısını 131 olarak verir. Buh&acirc;r&icirc;, İbn İsh&acirc;k&rsquo;ın meğ&acirc;z&icirc; dışında &ccedil;oğu ahk&acirc;ma ait 17.000 hadis rivayet ettiğini, Zeheb&icirc; ise bunların &ccedil;eşitli yollarla gelen senedleri dolayısıyla m&uuml;kerrerleriyle birlikte bu sayıya ulaştığını, ger&ccedil;ekte sayılarının bu rakamın onda biri dahi olmadığını belirtir. Kendisi de bu hadislerin bir kısmını es-Siyer ve&rsquo;l-meğ&acirc;z&icirc;&rsquo;siyle tefsir, hadis, fıkıh, tarih ve ahb&acirc;r kitaplarında kullanmıştır.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">Muhaddislerle cerh ve ta&lsquo;d&icirc;l &acirc;limlerinin İbn İsh&acirc;k&rsquo;a y&ouml;nelttikleri en ağır tenkit, onun hadisi aldığı r&acirc;vi veya şeyhi atlayıp (tedl&icirc;s) ilk r&acirc;vinin adıyla nakletmesidir. Ancak bu husus, tarih ve hadis rivayeti arasındaki farktan ileri gelmektedir. Hadisler genellikle kısa ve bir olayın birbirine bağlı unsurlarıyla anlatılmasının s&ouml;z konusu olmadığı metinlerdir. Tarih yazıcılığında ise olayları birbirine bağlamak suretiyle anlatım esastır. İbn İsh&acirc;k&rsquo;ın tarih&ccedil;i y&ouml;n&uuml;yle bir&ccedil;ok hadisin senedini birleştirerek vak&rsquo;ayı anlatması, ilk defa kendisinin başvurduğu bir us&ucirc;l değildir. Aynı us&ucirc;l&uuml;, hadisteki &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; kabul edilen ve meğ&acirc;z&icirc; ile de ilgilendiği bilinen İbn Şih&acirc;b ez-Z&uuml;hr&icirc; ile fakih ve muhaddis olmasının yanı sıra meğ&acirc;z&icirc; sahasındaki ilk otoritelerden sayılan Urve b. Z&uuml;beyr de kullanmıştır.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">Ahmed b. Hanbel&rsquo;in &ldquo;&Uuml;&ccedil; &ccedil;eşit bilgi vardır ki bunların asılları yoktur: Meğ&acirc;z&icirc;, mel&acirc;him (gelecekte yaşanacak kanlı olaylar ve beklenen fitneler) ve tefs&icirc;r.&rdquo; dediği rivayet edilmiştir. Burada &ldquo;bunların asılları yoktur&rdquo; ifadesinden maksat, &ldquo;bu ilimlerin isnatları yoktur&rdquo; demektir. Doğrusu şu ki, bu ilimlerde bol miktarda m&uuml;rsel hadis kullanılmıştır. Rivayetlerin senetleri olsa bile bu senetlerde eksiklik vardır. İbn Teymiyye de bu s&ouml;z&uuml; bu ilimlerde m&uuml;rsel hadislerin &ccedil;ok&ccedil;a kullanılması anlamında ele almıştır. Abd&uuml;lfett&acirc;h Eb&ucirc; Gudde&rsquo;ye g&ouml;re bu s&ouml;z&uuml;n, &ldquo;Bu kitaplarda zayıf ve uydurma hadisler yaygındır; zira bu kitaplar, hadis ve ahk&acirc;m kitapları kadar, muhaddis imamların ve tenkid ehli &uuml;stadların &ccedil;alışmalarına konu olmamıştır&rdquo; şeklinde anlaşılması da m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Nitekim Zeheb&icirc;&rsquo;nin yorumu daha &ccedil;ok bu y&ouml;nde olmuştur.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">İbn İsh&acirc;k ve &ccedil;ağdaşları, Hz. Peygamber&rsquo;in hayatı hakkında yazmış oldukları eserlere el-Meğ&acirc;z&icirc;, bazen de muhtevasını g&ouml;stermek i&ccedil;in el-Meğ&acirc;z&icirc; ve&rsquo;s-siyer adını vermişlerdir. Nitekim İbn Sa&lsquo;d da İbn İsh&acirc;k&rsquo;ın eserin adını el-Meğ&acirc;z&icirc; şeklinde verir. İbn Hiş&acirc;m&rsquo;dan sonra bu t&uuml;r eserler i&ccedil;in es-S&icirc;re isminin kullanılması yaygınlık kazanmıştır. Belki de bundan dolayı İbn&uuml;&rsquo;n-Ned&icirc;m, İbn İsh&acirc;k&rsquo;ın eserinden Kit&acirc;b&uuml;&rsquo;s-S&icirc;re ve&rsquo;l- m&uuml;btede ve&rsquo;l-Meğ&acirc;z&icirc; diye bahseder. Muhammed Hamidullah ise eserin ismini S&icirc;ret&uuml; İbn İsh&acirc;k şeklinde verdikten sonra, aslında Kit&acirc;b&uuml;&rsquo;l-M&uuml;btede ve&rsquo;l-meb&lsquo;as ve&rsquo;l-meğ&acirc;z&icirc; şeklinde isimlendirildiğini ifade etmiştir.</p> <p style="margin: 0px 0px 10px; padding: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px;">İbn İsh&acirc;k&rsquo;ın en &ouml;nemli eseri olan es-Siyer ve&rsquo;l-meğ&acirc;z&icirc;, m&uuml;ellifi hen&uuml;z hayatta iken b&uuml;y&uuml;k bir ş&ouml;hret kazanmasına, altmışa yakın r&acirc;vi tarafından rivayet edilmesine ve daha sonraki nesilden on &acirc;limin birer n&uuml;shaya sahip olmasına rağmen b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze ulaşmamıştır.</p>
Yorumlar

YorumlarYorum Yaz

Yorum Yaz

Satış

İthal Kâğıt  -  Flexi Kapak  -  42,00 TL  -  978-605-5457-89-1