Abdullah Kara

Anasayfa » Yazarlar » Abdullah Kara

Yazarın Buradaki Kitapları

Asrı Saadet'te İslam'a Koşan İlk Kahramanlar

    Cehaletin en koyu demlerinde tüm dünyaya nurlu bir ışık yükseldi. Doğuşu müjde, hayatı çile, dünyası kul olmaktı Resulün. Temiz dünyasında bir gün ilahi vahiyle şereflenerek beşer dünyasına insanlığı öğretme görevi verildi. Emretti Allah, Resul kapı, kapı dolaştı, her çadırda durakladı, insanlara İslam'ı anlattı. Allah istedi o kendi izzeti nefsini düşünmeden herkese yaymak için, kurtuluş yolunu açmak için çabaladı. İslam'a ilk ellerini uzatanlar, kalpleriyle yönelenler, o ilk nurlu grup kimlerdi?! Hilal-Abdullah Kara akıcı bir üslupla kalm aldıkları eserlerinde Hz. Ebubekir, Hz. Osman, Hz. Ömer, Hz. Hamza, Bilal-i Habeşi Amr b. Cemuh, Ebu Zer gibi Asr-ı Saadetin ilk kahramanlarını ...

Detaylar

Asrı Saadet'te İslam'a Koşan Krallar

    Son Peygamber dünyayı İslam'a yani son dine davet etmekle görevliydi. Zor günler geride bırakılmış, cahiliye dönemi kapanmış Asr-ı Saadetin nuru ışıldamaya başlamıştı. İslam devleti hem gönülleri hem toprakları fethediyordu. İslam gönüllerde dalgalanıyordu. O, alemlere rahmet olarak gönderilmişti. Tüm dünyayı tebgliğle görevli Peygamber efendimiz büyük imparatorlara, krallara davetini ulaştırmaya çalışıyordu. Mektuplar yazıyor, elçiler gönderiyordu. Büyük krallaradn kimi daveti açıkça kabul edip cesurca şehadt ediyor kimi de gizlice iman ediyordu. Siyaset zorlu, düşmanlar güçlüydü. İman tohumlarını atan Peygamberimiz elçilerini özenle seçiyor tek tek ne yapmaları gerektiğini anlatıyordu. Allah'ın ...

Detaylar

Asrı Saadet'te İslam'a Koşan Yahudiler ve Hristiyanlar

    Asrı Saadet'te İslam'a Koşan Yahudiler ve Hristiyanlar  Bekleniyordu. Son Resul, Semavi dinlerin samimi yolcuları tarafından bekleniyordu... Bütün belirtileri Kitaplarında yazıyordu. İşaretleri takip ediyorlardı. Onu bekliyorlardı... Son demler yaklaştıkça heyecanları artıyordu. Kimileri onun zuhur edeceği şehri bildiğinden yıllar önce Medine'ye göç etmişti. Kimileri takip ediyordu... Resul geldiğinde mührü gözleriyle gördüler, kulaklarıyla işittiler, cesur olanlar şehadet etti, kendi kavimlerine gelmediği için gururlarına yediremeyenler inkar ediyorlardı ama o büyük nur bütün ihtişamıyla parlıyordu. Peygamber Efendimizi bekleyen şanslı din mensupları O'nu görür görmez şehadet ettiler, kavimlerinden korkmadılar, kim ne düşünecek diye ...

Detaylar

Kırkıncı Suikast

    Allah Resulü’ne (a.s.m) yapılan saldırılar ve suikastlar yalnızca tarihi bilgi olarak değil ona karşı duyulan, kin, nefret ve öfkeyi göstermesi açısından da oldukça önemlidir. Asr-ı Saadette meydana gelen olaylar araştırıldığında açıkça görüldüğü gibi ona sadece Mekkeli müşrikler değil, hak ve hakikate düşman olan herkes kızıyor, kin ve nefret duyuyordu. İslam’ın yayılması ile maddi manevi çıkarlarını kaybedeceklerini düşünenler öfkeden yerinde duramıyor, Efendimize zarar vermek için ellerinden gelen her türlü kötülüğe başvuruyorlardı. Aradan yüzyıllar geçtiği halde Efendimize ve İslam’a duyulan bu kızgınlık hiç azalmadı. Her asırda ona hakaret etmeye cüret edenler olduğu gibi, şahsına ve ...

Detaylar