Haris el-Muhâsibî

Anasayfa » Yazarlar » Haris el-Muhâsibî

Tam adı Ebu Abdullah Hâris b. Esed el-Basrî el-Muhâsibî olan müellifimiz M.S 781 (Hicri, 165) yılında Basra’da doğmuş; fakat yaşamını küçük yaştan itibaren yerleştiği Bağdat’ta geçirmiş, M.S. 851 (Hicri 243) yılında Bağdat’ta vefat etmiştir. İslâmî ilimlerin tekvin ve tedvin dönemlerinde yetişen Muhasibî’nin iki yüze yakın eser verdiği söylense de bunlardan günümüze ulaşanların sayısı ne yazık ki sadece yirmi sekiz kadardır. 

 

                Muhâsibî, maddi ve manevi birçok sıkıntılara mal olmasına rağmen, Mu’tezili veya Râfızî olduğu rivayet edilen babasından yüz çevirmiş hatta mirasını reddetmiştir. Önceleri çok iyi anlaştığı İmam Ahmed b. Hanbel ile kelâmî meselelerle uğraşması sebebiyle bozuşmuş, mutaassıp Hanbelîlerin gazabından korunmak için eğitim faaliyetlerini durdurup gizlenmeye mecbur kalmıştır. Dokuz yıl sonra (243/875) da tamamıyla unutulmuş ve kendisi ile temastan çekinilen bir şahıs olarak vefat etmiştir. Öyle ki, cenazesine ancak dört kişinin katıldığı rivayet edilmektedir.

Yazarın Buradaki Kitapları

Adım Adım Ölümden Sonrası

Ölüm kimsenin inkar edemediği bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Peki ya sonrasında olacaklar?.. Herkesin merak ettiği bir konudur bu. Bu kitap, işte merak edilen bu konuyu ayet ve hadislerde anlatıldığı şekliyle öylesine detaylı bir şekilde ele alıyor ki okuyanı adeta adım adım dolaştırıyor, daha da ötesi, olacakları ona hissettiriyor. Burada ölen sensin, ahirette yeniden diriltilen yine sen. Karşına çıkacak iki tablo var: Sen ya kötülerden ya da iyilerdensin. Bu dünyada iyi amel işleyip iyilerden olamadınsa başına gelecek vahim sonuç içler acısı... Ancak iyilerden isen ne mutlu sana! Seni öylesine muhteşem güzellikler bekliyor ki tarifi bile seni mutlu edecek türden. Burada özne sensin. Önüne açılan defteri dolduracak olan sensin. İyiliklerle doldurup mutlulardan ...

Detaylar

Helal Rızık ve Namazın Anlaşılması

               Elinizdeki eser Muhasibî’nin el-Mekâsib (Helal Rızık) ve Fehmu’s-Salât (Namazın Anlaşılması) adlı iki risâlesini içermektedir. İkinci risâle ilk etapta konu itibariyle birincisinden farklı görünmekle beraber, aslında iki risâle arasında önemli ortak noktalar bulunmaktadır. Birinci risâlede tasavvuf ıstılahâtında verâ olarak bilinen, helal-haram konusundaki titizlik üzerinde genişçe durulmakta, rızkın temiz ve helal yollardan kazanılması hususunda oldukça önemli bilgiler ve etkili nasihatler verilmektedir. İkinci risâlede ise insanın zühd, verâ’, takvâ gibi erdemlere ulaşmasını temin edecek en önemli ibadetlerden olan “namaz”ın hakikî olarak ...

Detaylar

Nasihatler

İslâmî ilimlerin tekvin ve tedvin dönemlerinde yetişen Muhasibî’nin iki yüze yakın eser verdiği söylense de bunlardan günümüze ulaşanların sayısı ne yazık ki sadece yirmi sekiz kadardır. Hayatı hakkında sınırlı bilgiye sahip olduğumuz müellifin elinizdeki eseri birçok kimse tarafından bir tür otobiyografi olarak değerlendirilmiş, hatta İmam Gazalî’nin el-Münkız isimli otobiyografik eserine, Muhâsibî'nin bu eserinin numune teşkil ettiği söylenmiştir. Ancak eserin tam olarak bu çerçevede değerlendirilmesi abartılı gibi görünmektedir. Zira müellif bu eserinde, otobiyografi niteliğinde değerlendirilebilecek çok kısa ve çok müphem birkaç ifade kullanmış, eserin geri kalan büyük kısmını ahlakî öğütler ...

Detaylar

Tevbenin İlk Adımı

Elinizdeki eser, Tabiin devrinin büyük ilmî ve manevî şahsiyeti Hasan-ı Basrî tarafından ortaya konulan zühd geleneğinin devamı mahiyetindeki tasavvufî akımlardan birine mensup olan, bununla beraber Ebu Süleyman ed-Dârânî, Şakîk Belhî, Bişru’l-Hâfî, Zünnûn-ı Mısrî, Ahmed b. Asım Antâkî gibi sûfilerin görüşlerinden de etkilenerek tasavvufî düşüncenin teşekkülünde önemli bir şahsiyet haline gelmiş olan Haris b. Esed el-Muhâsibî’nin içerik itibariyle benzerlik arz eden üç ayrı risalesinden müteşekkildir.                 Bu kitapta yer alış sırasına göre; “Bed-ü Men Enâbe ...

Detaylar